Ana içeriğe atla

İHH okullarda sunum yapacak

İnsani Yardım Vakfı'nın (İHH) bir projesi kapsamında, Kars'taki liselere Valilik yazı gönderdi. Vakıf, sınıflarda sunum yapacak.
 
Bayram Uluad - soL Haber
İHH tarafından yürütülen ‘Her sınıfın yetim bir kardeşi var’ projesi kapsamında Kars’taki liselere Valilik onaylı yazı gönderildi. Yazıda İHH’nın sınıflarda sunum yapılmasına izin verildiği ifade ediliyor.

İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından 2013 – 2014 eğitim öğretim sezonunda uygulanmaya başlanan ‘Her sınıfın bir yetim kardeşi var’ başlıklı proje bu yıl resmen okullarda olacak. Geçen sene ilk kez Eskişehir’de duyurusu yapılan ve çeşitli gazetelere haberi yapılan proje kapsamında yetimlere yardım toplanması ‘amaçlanıyor’.

Kars’ta bir liseye gelen bir evrakta İHH’nın ilgili projesinin sunumunu yapmak için Kars Valiliği’nden onay verildiği belirtiliyor. Bu iznin kapsamında neler olduğu henüz bilinmiyor fakat bu haliyle İHH liselerde proje kapsamında sunumlar yapabilecek.

PROJENİN AMACI: ÖĞRENCİLERE PARA TOPLATMAK

Vakıf bu proje kapsamında açlık ve savaşlar nedeniyle yetim kalan çocuklara yardım toplayacağını iddia ediyor. Geçtiğimiz yıl Eskişehir’de yaptıkları bir basın açıklamasında, projeye ortak olan Eğitim-Bir-Sen Eskişehir Şube Başkanı Muammer Karaman tarafından, proje şöyle ifade edilmişti:

“Projenin hedefinde 50 bin çocuğa yetim sponsoru olmak noktasında bir gayret söz konusu olacaktır. Eskişehir olarak bizim hedefimiz 500'e yakın çocuğumuzun bu manada geçimini, giderini sağlayacak, kendilerine bakımı konusunda yardımcı olacak bir meblağı sağlamak. Bir çocuğumuzun aylık bakımı için ödenecek 90 lira, yıllık bin 80 liraya tekabül etmektedir. Sınıflarımız, 'İyilikte Yarışan Sınıflar' sloganıyla, yetim kardeşleri için para toplayarak, bu projeye katkıda bulunacaklar.”

Karar metni şöyle;
İHH HAKKINDAKİ İDDİALAR

Gazze’ye gönderilen Mavi Marmara isimli gemiye İsrail askerleri tarafından yapılan baskında dokuz yurttaşın öldürülmesinin ardından gündeme gelen İHH, kendi sitesinde verdiği bilgiye göre 1995 yılından bu yana çalışma yürütüyor. Vakıf, 110 ülkede örgütlü olduğunu ve İslami kökenli bir hareket olduğunu anlatarak övünüyor.

Özellikle Suriye’deki savaşın başladığı yıllarda sıklıkla IŞİD, El-Kaide ve Müslüman Kardeşlerle ilişkili olduğu, yardım tırlarında Suriye’deki ‘muhaliflere’ silah taşındığı ve militanlara yardım götürdüğü iddialarıyla hatırlanan vakfın başkanı Bülent Yıldırım, daha önce Yenişafak gazetesine verdiği bir mülakatta her örgütle görüştüklerini söyleyerek itiraf niteliğinde bir açıklama yapmıştı. Yıldırım şöyle konuşmuştu: “Her örgütle görüşen bir konumdayız. Karşımızda silahlı örgüt var. Silahını bırak sonra masaya oturalım mı diyeceğiz.”

Bir dönem bu iddiaları haberleştiren ve aralarında soL Gazetesi’nin de bulunduğu muhalif yayın organlarında, içinde ‘İHH’ kelimesinin geçtiği pek çok haberi tekzip etmeyi mahkeme kararıyla başaran vakfın, şimdi liselerde açık bir şekilde faaliyet göstermeye hak kazandığı görülüyor. İHH'nin ilgili izni nasıl aldığı ise bilinmiyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

üç harfliler

Uzunca bir süre önce hüzünlerimi astığımı ilan etmiş, onlara sırtımı dönmüş, adeta ölüme terketmiştim. Tam da ölümle burun burunayken, en ihtiyaç duyduğu anda bir ele, en yakın olduğu zaman ufuk çizgisine, okşadım onları. Ele göze aldım yeniden. Kavgalarım başladı yeniden. Gözlerim seyiriyor. Kalbim tekliyor, yüreğim ısınıyor. Sanırım en hüzünlü olmam gereken dönemin içindeyim. Hüzün insanın kurdudur. Da, hüzün insanın dostudur ayrıca. Hüzünsüz yapılan iş, asla anlamını bulamaz. İnsan yaşadığı müddetçe muhakkak bir miktar hüzün bulaştırır işlerine. Yine de arada mutlu eden şeyin de kendisidir hüzün. Yalnız olmadığını da yalnız olduğunu da hissettirir ziyadesiyle. Bizim kan kardeşimizdir hüzün. Kirli mahallelerin çöplerinde geçen çocukluklar temizlenemezler kolaycana. Yine de çocuksu bir suç işlemişlik bırakır insana. Zaman zaman. Evet, ben de farkındayım durumun fakat söylesenize, ne yapacak ki bana üç harfliler... Dökülenler döküldüler. Olduğu yere gömüldüler. Gömütlükleri bu s...

Mesajlaşmayı sevmiyorum!

Ben senin için mesai olarak kaldığım sürece sürecek bu kırgınlık. Derin bir kırgınlık. Henüz tarifleyemediğim, açıklayamadığım kırgınlık. Seni hiç anlamayan, despot, kıskanç bir adam olmadığımı sana ispatlamak için iki haftalık totem yaptım. Her şey tamamen senin istediğin gibi olacak. Fakat sadece iki hafta. O da beni tanıman için. Fakat sana duyduğum kırgınlık o kadar derinleşiyor ki, iki hafta nasıl dayanacağımı bilmiyorum. Bir tarafım sorun çıkar diyor, diğer tarafım iyi gidiyorsun diyor. Bahaneler ve canımı yakan sözler. Saatlerce satranç oynayabiliyorsun telefonda. Hatta yolda yürürken bile. Dolmuştayken. Elinde bir sürü eşya olmasına rağmen. Saatlerce Facebook ta takılabiliyorsun. Telefonda. Saatlerce magazin haberleri okuyup merak ettiğin kişileri stalklayabiliyorsun. Telefonda. Saatlerce mesajlaşabiliyorsun dedikodu ve aile arkadaş gruplarında. Telefonda yapıyorsun bunu yine. Saatlerce konuşabiliyorsun insanlarla. Hem de gayet keyifle. Ama telefonda. Fakat bir kez olsu...

Yandaş rektörlerden Kaya Güvenç’e engelleme!

Ankara’da, solun ortak adayı olarak seçim çalışmalarını yürüten Özcan Kaya Güvenç'e, Ankara ve Hacettepe Üniversitesi Rektörlükleri tarafından salon verilmedi. Bununla da kalmayan Hacettepe rektörlüğü, hiçbir gerekçe göstermeden Güvenç’i içeri almadı. Bayram Uluad - soL Ankara Seçim çalışmalarını mahalle parklarında, topluluk odalarında, dernek bürolarında ve kampuslarda sürdüren Kaya Güvenç, rektörlüklerin engelleme girişimleriyle karşılaştı. 19 Mart’ta ODTÜ yerleşkesinde düzenlenen etkinlik yoğun bir katılımla gerçekleşirken, yönetimden herhangi bir engelleme girişimiyle karşılaşmadı. Ancak aynı gün Ankara Üniversitesi, Cebeci yerleşkesinde düzenlenen etkinlik için yapılan başvuruya, Ankara Valiliği'nin ‘seçimler bitene kadar okullarda siyasi propagandaya yasak getirmesi’ sebep gösterilerek, ret cevabı verildi. Öğrenciler, Kaya Güvenç’le buluşmak için İLEF’te bulunan ATK Sanatevi'ni talep ettiler. Okul yönetimi ise bu talebe valiliğin ilgili kararını göstererek re...