Ana içeriğe atla

Ah ah, nerde o eski bayramlar

Kesildi mi ayaklarım yerden?
Evet, hem de bilekten.
Uçmanın sırrını aradım durdum.
İki kanat çırpıp rüzgarı okşayacaksın.
Önemli kısım sona saklanmış,
Püf noktalar
Peki nasıl havalanacaksın?
Benimki apolitik olsun lütfen.
Söyle, nasıl havalanacaksın?

Birileri seni kurtarmayacak, hayır,
Sen mi? Ne zamandır sonunu düşünmüyorsun?!
Elbet rüzgarda da savrulmayacaksın.
Söyle, rotasız hangi kuş savrulmaz?

Gökyüzünden sökmüşler güneşi
Yoksa çalındı mı?
İşi de çıkmış olabilir
Peki ya başka galaksilerin yaşanılası güneşlerine ne demeli!
Söyle, içine mi sakladın yoksa?

Bazen hiç bir şey hatırlamıyorum.
Sanırım işime gelmeyenleri hiç!
Gözümü kapatıyorum.
Sonra usulca açıyorum.
Hiç bir şey değişmemiş.
O zaman niye kapatıyorum ki, söyle?

İnsan ne için yaşar?
Biliyorum gına ha geldi ha gelecek
Belki de kapıdadır, apartman zili çalışmıyor.
Mutluluk yalanları ne kadar tatlıdır oysa.
Şu dilimin dili olsa, kimbilir nasıl karışacak kemiğe.
Söyle, gerçeklerde mi hayallerde mi kurdun yolculuk üssünü?

Sevmeyi en çok şairler öğretti.
Ama tersinden.
Ne zaman Atilla İlhan okusam ayrılasım geliyor sevgilimden.
Sevgilim olmasa bile ayrılmak istiyorum Nilgün ablada.
Cemal ve Turgut da habire cevaplaşma telaşesindeler.
Nazım ise bambaşka.
Unutulmayan kadınların şairi.
Lakin gel gör ki sonuç aynı.
Bildiğiniz şeyleri neden doğrudan anlatmıyorsunuz?
Söyle, şiirsiz nasıl aşık olunur?
Buraya bir Enver Gökçe çakarak mı?

Sakallarımı kesmeye karar verdim.
Gökyüzünde işe yaramıyorlarmış.
Ama palabıyık epey prim yapıyormuş.
Galiba seninki palabıyık seviyor.
Başım ağrıyor yine.
Bıyıklarım çok ağarmış.
Bıyıklarımı etekaltı ile yer değiştirsem olmaz mı
Mesela şöyle karmakarışık, ne idüğü belirsiz bir sıfatla çıksam insan içine
Kaydeber miyim bayramlığımdan, söyle?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

üç harfliler

Uzunca bir süre önce hüzünlerimi astığımı ilan etmiş, onlara sırtımı dönmüş, adeta ölüme terketmiştim. Tam da ölümle burun burunayken, en ihtiyaç duyduğu anda bir ele, en yakın olduğu zaman ufuk çizgisine, okşadım onları. Ele göze aldım yeniden. Kavgalarım başladı yeniden. Gözlerim seyiriyor. Kalbim tekliyor, yüreğim ısınıyor. Sanırım en hüzünlü olmam gereken dönemin içindeyim. Hüzün insanın kurdudur. Da, hüzün insanın dostudur ayrıca. Hüzünsüz yapılan iş, asla anlamını bulamaz. İnsan yaşadığı müddetçe muhakkak bir miktar hüzün bulaştırır işlerine. Yine de arada mutlu eden şeyin de kendisidir hüzün. Yalnız olmadığını da yalnız olduğunu da hissettirir ziyadesiyle. Bizim kan kardeşimizdir hüzün. Kirli mahallelerin çöplerinde geçen çocukluklar temizlenemezler kolaycana. Yine de çocuksu bir suç işlemişlik bırakır insana. Zaman zaman. Evet, ben de farkındayım durumun fakat söylesenize, ne yapacak ki bana üç harfliler... Dökülenler döküldüler. Olduğu yere gömüldüler. Gömütlükleri bu s...

Mesajlaşmayı sevmiyorum!

Ben senin için mesai olarak kaldığım sürece sürecek bu kırgınlık. Derin bir kırgınlık. Henüz tarifleyemediğim, açıklayamadığım kırgınlık. Seni hiç anlamayan, despot, kıskanç bir adam olmadığımı sana ispatlamak için iki haftalık totem yaptım. Her şey tamamen senin istediğin gibi olacak. Fakat sadece iki hafta. O da beni tanıman için. Fakat sana duyduğum kırgınlık o kadar derinleşiyor ki, iki hafta nasıl dayanacağımı bilmiyorum. Bir tarafım sorun çıkar diyor, diğer tarafım iyi gidiyorsun diyor. Bahaneler ve canımı yakan sözler. Saatlerce satranç oynayabiliyorsun telefonda. Hatta yolda yürürken bile. Dolmuştayken. Elinde bir sürü eşya olmasına rağmen. Saatlerce Facebook ta takılabiliyorsun. Telefonda. Saatlerce magazin haberleri okuyup merak ettiğin kişileri stalklayabiliyorsun. Telefonda. Saatlerce mesajlaşabiliyorsun dedikodu ve aile arkadaş gruplarında. Telefonda yapıyorsun bunu yine. Saatlerce konuşabiliyorsun insanlarla. Hem de gayet keyifle. Ama telefonda. Fakat bir kez olsu...

Yandaş rektörlerden Kaya Güvenç’e engelleme!

Ankara’da, solun ortak adayı olarak seçim çalışmalarını yürüten Özcan Kaya Güvenç'e, Ankara ve Hacettepe Üniversitesi Rektörlükleri tarafından salon verilmedi. Bununla da kalmayan Hacettepe rektörlüğü, hiçbir gerekçe göstermeden Güvenç’i içeri almadı. Bayram Uluad - soL Ankara Seçim çalışmalarını mahalle parklarında, topluluk odalarında, dernek bürolarında ve kampuslarda sürdüren Kaya Güvenç, rektörlüklerin engelleme girişimleriyle karşılaştı. 19 Mart’ta ODTÜ yerleşkesinde düzenlenen etkinlik yoğun bir katılımla gerçekleşirken, yönetimden herhangi bir engelleme girişimiyle karşılaşmadı. Ancak aynı gün Ankara Üniversitesi, Cebeci yerleşkesinde düzenlenen etkinlik için yapılan başvuruya, Ankara Valiliği'nin ‘seçimler bitene kadar okullarda siyasi propagandaya yasak getirmesi’ sebep gösterilerek, ret cevabı verildi. Öğrenciler, Kaya Güvenç’le buluşmak için İLEF’te bulunan ATK Sanatevi'ni talep ettiler. Okul yönetimi ise bu talebe valiliğin ilgili kararını göstererek re...